Yolda sokakta işte sosyal yaşamda sürekli bir arada olan ve yakınlıkları bulunanların kanlı bıçaklı bir öfke seline kapılarak vurup kırmaları ve belki de ölmeyi ve öldürmeyi düşünmelerinin altında ne vardır?
Nedir bu öfke?
Nedir bu kin?
Nedir bu savaş?
Evet işte bunun adı savaş!
Taraftar olmak başka savaştan yana olmak başka.
Pankartlarında bile var o lanet savaş sözcüğü.
Statlarında asılı.
O takım değil.
Hepsi aynı.
Mücadeleyi anlamak mümkün de, savaş ne demek ya?
Ki, konu spor olunca bunun sınırı da yok.
Adı spor olan bir karşılaşmada savaş sözcüğünü kim kullanıyor veya kullanılmasına izin veriyor ise savaş bataklığını besliyordur.
Kime karşı ve niye savaş?
Neyin savaşı bu?
**
İzmir gibi bir kentte olanlara bakar mısınız?
Bir tarafta Altay diğer yanda Göztepe.
İstanbul’un Fenerbahçe’si, Galatasaray’ı, Beşiktaş’ı gibi.
Rekabetin tadını çıkarmak yerine düşmanlık var tribünlerde.
İşaret fişeğini ateşliyor.
İsabet noktasındakinin canı var mı, eşi var mı, çocuğu var mı, annesi var mı, babası var mı, ailesi var mı diye düşünmeden ve de o fişeğin bir veya birkaç insanın canını alabileceği, toplumsal infial yaratarak büyük olaylara sebebiyet verebileceğini düşünmeden büyük sevinçle ve heyecanla fırlatıyor.
İşte o ruh hali nasıl bir şeydir?
Nasıl böyle bir alçaklığa vicdanı evet diyebilmektedir?
Nasıl ?
**
Hele o korner bayrağıyla futbolcuya vuran kin ve öfkeyi nasıl anlatırız ki?
Be hey eşkıya senin çoluk çocuğun yok mu?
Annen baban yok mu?
Ve senin ailenin bir ferdine böyle bir şey yapsalar nasıl karşılarsın be hey lanet düşünce ve öfkenin kurbanı zavallı.
**
Ne olacak şimdi?
Bu alçaklığı yapanlar yine elini kolunu sallayacak veya tutuklansalar bile ilk duruşmada tahliye mi olacaklar?
Hayır!
Bu durum cinayete teşebbüstür.
O fişekleri stada getiren, ateşleyen ve kaleciye korner bayrağı sopasıyla saldıranlar cinayetle yargılanmalı.
Evet evet!
Cinayete teşebbüstür bunun adı.
Ya ölselerdi?
**
Sporda şiddeti besleyen unsurlar artık ortadan kalkmalı/kaldırılmalı.
Göz yummak da, o şiddeti beslemektir.
Ortaklıktır.
Ödün verilmemeli.
En ağır cezalar “kapak olsun” diye tereddütsüz verilmeli.