Aralarında Zonguldak’ın da olduğu 59 il Başkanı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na destek olmak için açıklama yaparken “Kamuoyu önünde sosyal medyada basın açıklamaları ve yürütülen olağanüstü kurultay için başlatılan imza süreci partimize zarar vermektedir. CHP il başkanları olarak kurultay tartışmalarının imza skoruna dönüştürülerek kamuoyu önünde yapılmasını doğru bulmuyoruz. İhtiyacımız olan birlik ve beraberlik. Kurultaya gitmek sadece tek adam rejimini memnun edecektir. İmza süreci partimize zarar vermektedir. İmza skorunun kamuoyunda tartışılmasını uygun bulmuyoruz. Daha seçim sonuçlarının değerlendirilmeden kurultay çağrısı yapılması doğru değildir. İmza süreci partimize zarar veriyor. Partimizi yerel seçimlerde başarıya taşıyacak olgunlukta davranmak gerekiyor” dediler.

Bu açıklamaya açıklama geldi.
Muharrem İnce'nin CHP Kurultayı'nda yaptığı konuşmanın yer aldığı açılama şöyle:
"Kurultay öncesinde benim Genel Başkanlığımda, il başkanlarına genel başkana destek açıklaması yasak olacak, yasak!
Ben özgüveni yüksek bir genel başkanı olarak, il başkanları genel başkanın kale komutanıdır zaten destek verirler, ne diye rakipleri ezmek için propaganda yapmak için zorla imza alırsın?
Benim dönemimde yasak olacak, yasak... İmza rezaletine son vereceğim, utanıyorum bu imza rezaletinden."


Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet yıkılmış, sistem tamamen tek adamlık çerçevesinde yeniden dizayn edilirken, ana muhalefete abone partide yaşananlar bunlar.
Fotoğraf bu olunca, seçmen ne yapsın?
Kendisini “koyun” diye suçlayanlara oy mu versin?
Verir mi?
Vermiyor ki, kurultayların partisi bildiğiniz gibi.
Al takke ver külah!
Kılıçdaroğlu gidip de, İnce gelince işler mi düzelecek?
Hayır!
Birinin adamları gidecek, ötekininkiler milletvekili, belediye başkanı falan filan olacak.
Halk mı ne olacak?
Çaresizlikten AKP’ye oy vermeye devam edecek!


**

Gündemdeki ortak acıyı/acımızı bir şiirle paylaşmak istiyorum.


TÜRK- YUNAN ŞİİRİ

sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu
türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz
olmuşuz kanlı bıçaklı
yine de bir sevgidir içimizde
böyle barış günlerinde saklı
bir soyun kanı olmasın varsın
damarlarımızda akan kan
içimizde şu deli rüzgâr
bir havadan
Bu yağmurla cömert
bu güneşle sıcak
gönlümüzden bahar dolusu kopan
iyilikler kucak kucak
bu sudan bu tattandır ikimizde de günah
bütün içkiler gibi zararı kadar leziz
bir iklimin meyvasından sızdırılmış
bir içkidir kötülüklerimiz
aramızda bir mavi büyü
bir sıcak deniz
kıyılarında birbirinden güzel
iki milletiz
bizimle dirilecek bir gün
Ege'nin altın çağı
yanıp yarının ateşinden
eskinin ocağı
önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra rum şiveli türkçeler
o Boğaz'dan söz eder
sen rakıyı hatırlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın
Bülent Ecevit