Önce PKK ile suçlarken, savcı, hakim, polis, asker eşlerine yapılan tacizlerle ilgili iddialar ortaya koydular.

Öylesine deli ve saçma da olsa bu iddialar yutan yuttu.

Kimi altınını bozdurdu,

Kimisi de kredi kartını rehin verdi.

Sınır yok!

Yersen !!!

 

Sonrasında  “Feto!” dediler.

Kayıtlardan söz ettiler.

Bölge imamı, abla belgesinin varlığına inandırdılar.

Ardından korku.

O öyle bir korku ki!

İçinden geçtiğimiz şu zorlu süreçte, “kim vurduya gitmemek için” yutkundular.

Acaba?

Ya doğru ise?

Ne yaparız?

Hapislik, rezillik, onursuzluk.

 

PKK ve Fetö’den sonra şimdi de, Adnan çıktı.

Hani şu kedileri ile göz dolduran Adnan Hoca.

Kedilerin derinliğine düşebilmek için “Müridin olayım anam” dedirten  bu son vakıayı da kullanmaya başlamışlar.

Korkutuyorlar “Adnan Hoca” ile.

Oysa sempatik biri Adnan Hoca.

Maşallah-inşallah diye diye götürüyor.

Neyi mi götürüyor?

Her şeyi.

Para pul gani gani.

Olmayan yok.

Kuş sütü bile var!

 

Dolandırıcıların yeni sermayesi Adnan Hoca oldu.

Kim derdi bir gün Adnan Hoca ile de korkutacaklar bu toplumu.

Kimse inanmazdı.

O kedileri sofların silikonlu vadisinde olmak için kimler canını vermez?

Kimler, bu grubuna giriş yolları nedir diye düşünmez?

Ama; ne zamanki Ünlü Hoca’ya operasyon yaptılar, şimdi ayağa düştü.

Maşallah ve inşallah yetmiyor.

Korkuyor toplum.

 

Kimler düşmedi bu tuzağa?

Kimler kaptırmadı bir şeyler?

Kimler o korkuya  teslim olmadı?

Her kesimden  insan düştü!

Düşürüldü!

 

Sizi biri arar ve “Adnan Hoca”nın adını vererek korkutmaya kalkar ise inanmayın.

Deyin ki; kedi istiyorum kedi.

Gönder  bir kedi, vereyim harçlığını.

Yoksa; baş edemezsiniz bu laf cambazlarıyla.

Düşersiniz ha!