Pazar günü hamsi koktu Ereğli.
Bu kokuşun adı hamsinin festivali.
Gittim gördüm ve gezdim.
Şu açık bir gerçek ki, insanlar eğlenmeyi özlemiş/özlüyor.
Yediden yetmişe herkes sokaklarda.
Mangal başı muhabbet ve hamsi kuyrukları.
Belediyenin emekçileri yırtınıyor hizmet etmek için.
O ne koşturma.
Kendine özel uygulama isteyenlerin bile (affedersiniz) ağız kokularını çekerek, tüm enerjilerini sorumluluklarını yerine getirmek için çabalayan o emekçilere selam olsun.
Peki ben ne gördüm?
Hiç!
Ereğli’de yapılan festivalde Ereğli yoktu.
Ereğli’nin kültür ve sanatını anlatmak ve tanıtmak adına bir şey göremedim.
Canlı yayının da gerçekleştirildiği bir etkinlik yerel kültür ve sanat açısından büyük bir fırsattı ama…
Kdz. Ereğli Sanat Kurumu; Turkuaz Kültür Sanat Derneği başta olmak üzere bir çok sanatçımız, sanat topluluklarımız da var bizim.
Çıkalardı yerel şiveli küçük skeçler gerçekleştirselerdi. Ki, KERÇEP’in etkinliklerinde ne de güzel oynamıştı Kestaneci kadınları. Hepimiz hayran olmadık mı? Alkışlamadık mı usta Cihangir Amca’yı.
Ya yerel türküler?
Bu işi en iyi bilenlerden Cihangir Bilgin, Uzun Mehmet Türküsünden başlayıp Bozhane’ye kadar gelir ve o ılık havada duygu yağmurları serpiştirirdi üzerlerimize.
Yerel manilerimiz de var bizim.
Yerel yemeklerimizi de unutmayalım.
Ama belediye böyle biliyor ki böyle uygun görmüş.
Onlar en iyi bilir.
En iyi bildikleri içinde hamsi festivalinde Ereğli yoktu.
**
Niye böyle diye sorgulamıyorum.
Sorgulasan ne yazar, sorgulamasan ne yazar?
Fazla debelemeye gelmez!
Sonrasında sıkıntı.
Tatsızlık.
Ivır zıvır.
**
Ancak şunu söylemeye hep devam edeceğim.
Belediyelerin adı yerel yönetimdir.
Yerel yönetimler de, yerel kültür ve sanat başka olmak üzere yerel değerlere önem verir ve destekler.
Böyle olmalıdır.
Bizler de yerel gazeteleriz.
Bizim görev ve sorumluluklarımız arasında en önde yerel kültür, sanat, ekonomi ve toplumsal konuların gündeme getirilerek tartışılmasını sağlamaktır.
Bu ortak sorumluluklarımızda birleşip ortak akılda buluştuğumuzda, kazanan elbette ki Ereğli olur ve bizlerde manevi hazlarımızda mutlu oluruz.
Yerel olduğumuzu unuttuğumuz, unutturduğumuz veya aklımıza bile getirmediğimiz hiçbir şey inanın yavan olur ve amacına da ulaşmaz.
**
Hamsi Ereğli’den giderken, Kestaneci Köyü’nden Abalı’ya gaz uçtuğuğunu, Kaptaş’ın altının bayır olduğunu; Alaplı’nın üzerinden garga geçtiğini de götürseydi keşke gurbet ellere.
Olmadı.
Böyle uygun görmüşler ki, bu nedenle “Festivalde Ereğli yoktu” diyorum.
Keşke olsaydı.
Neyse!
Bir festival daha geçti.
Sonraki festivallerde ana sahnelerde bile yerel kültür ve sanatımızı görmek dileğimle.